İngilizler Barbados’u neden özgürleştirdi!

400 yıllık bir koloni devleti olan Barbados, birkaç gün önce İngiltere’nin de verdiği onay ile Cumhuriyeti kabul etti. Barbados asıllı ünlü şarkıcı Rihanna’nın da katıldığı görkemli bir tören ile kutlamalar gerçekleştirilen Barbados’ta ne oldu da asırlar sonra yönetim biçimi değişti?

Kanal 7 Dış Haberler Koordinatörü Taha Dağlı, Barbados’ta yaşanan yönetim şeklinin değişimi konusunda İngiltere-Fransa arasındaki rekabete dikkat çekti.

GÖÇMEN VE SINIR KRİZİ

İngiltere ile Fransa arasında Brexit’in ardından hem bir sınır krizi hem de göçmen sorunu yaşanıyor. Halihazırda devam eden balıkçılık sınırı konusu gündemdeki yerini korurken bir de üzerine geçtiğimiz hafta Manş Denizi’nde yaşanan göçmen krizi ilave oldu. İki ülkenin de göz göze göre ölüme terk ettiği göçmenlerin adeta katledilmesinin faturası iki ülkeye kesilirken, sorumluluk kabul etmeyen Londra ve Paris topu birbirine atmaya devam ediyor.

İki ülke arasında süregelen gerilimle ilgili Taha Dağı şunları söyledi:

“İngiltere ile Fransa arasında büyük gerginlik var.
Brexit sonrası balıkçılık krizi dahil düzensiz göçmen konusunda patlak veren görüş ayrılıkları, her iki ülkenin Karayipler’deki kolonileri üzerindeki rekabetle devam ediyor.

İngiltere AB’den ayrılınca Fransa ile arasında deniz sınırlarıyla ilgili problem baş gösterdi.
Bu problem iki ülke arasında balıkçılık krizini ortaya çıkardı.

Bir büyük kavga ise Fransa’dan İngiltere’ye giden göçmenlerle ilgili yaşandı.
Dünya Belarus-Polonya sınırına odaklanmışken, Fransa’daki binlerce göçmen Manş denizini aşıp İngiltere’ye ulaşmaya çalıştı.
İngilizler bu duruma sert tepki gösterdi.

Geçen hafta Fransız polisinin gözü önünde bir grup göçmen ellerindeki botlarla denize açıldı.
O botlardan biri battı.
31 kişi boğularak can verdi.
Olaydan İngilizler, Fransa’yı; Fransızlar ise İngiltere’yi sorumlu tuttu.”

BARBADOS’UN CUMHURİYETİ İLANI

Barbados, hafta içinde 400 yıllık koloni devleti geleneğini bırakarak İngiltere’nin de teşviği ile Cumhuriyeti kabul etti. Asırlar sonra gelen bağımsızlık  ile ilgili Dağlı dikkat çeken tespitler yaptı:

“Göçmen krizi halen devam ediyor.
Aşılacak gibi de değil.
Ama bunlar olurken dünya son birkaç gündür Karayipler’deki İngiliz kolonisi Barbados’ta yapılan törenlere odaklandı.

Oldukça şatafatlı kutlamalar gerçekleştirildi.
Prens Charles da oraydı.
İngiliz medyası o törenleri köpürttükçe köpürttü.



Çünkü 400 yıllık koloni Barbados, özgürlüğüne kavuşmuştu.
Birleşik Krallıktan resmen ayrıldılar.
Dünyanın en genç Cumhuriyet’i oldular.

Düne kadar Barbados’un devlet başkanı Kraliçe Elizabeth’ti.
Ancak şimdi değişti.
Kraliçe artık Barbados’un devlet başkanı değil.
Prens Charles bizzat Barbados’a giderek, annesinin devlet başkalığının feshedildiği törenlere katıldı.”



İNGİLTERE’NİN KARARININ ARDINDAKİ FRANSA GERÇEĞİ

İngiltere’nin yıllar sonra böyle bir adım atmasının ardındaki gerçeği Fransa ile yaşanan gerilime bağlayan Dağlı, Fransa’ya karşı başlatılan Afrika ve Pasifik’teki ayaklanmalara değindi:

“İngilizler bunu neden yaptı?
Niçin 400 yıllık kolonilerini azat etme gereği duydular?
Sonuçta Barbados’ta İngilizlere karşı bir ayaklanma, her hangi bir isyan veya özgürlük direnişi yoktu.

Bu sorunun yanıtı için Barbados’un haritadaki yerine bakalım.
Hemen kuzeyinde başka adalar da var.
Guadeloupe ve Martinik dikkat çekiyor.
Barbados İngiliz sömürgesiyken onlar da Fransız sömürgesiydi.
Ve son günlerde Fransa’ya karşı ayaklandılar.
Hem Guadeloupe’da hem de Martinik’de korona kısıtlamalarına karşı yapılan eylemler vardı. Ve bu eylemler kısa sürede Fransa karşıtı ayaklanmaya dönüştü.
Eş zamanlı olarak Fransa’nın Afrika’daki sömürgelerinde, Mali’de, Nijer’de, Burkina Faso’da da Fransa’ya karşı giderek büyüyen ayaklanmalar var.”

FRANSA’YA KARŞI AYAKLANMALAR

Fransa kendisine karşı başlatılan ayaklanmalara karşı Macron’un eliyle özgürlük vadederken, İngiltere’nin hiç bir sorun olmamasına karşı Barbados’u özgürleştirmesi Paris’e atılan bir gol olarak yorumlandı. Dağlı, İngiltere ile Fransa arasındaki rekabetin sömürge ve koloni devletler düzeyine de taşındığını söyledi:

“Fransa Cumhurbaşkanı Afrika’daki çatlak sesleri askerle bastırmaya çalışırken Karayipler’deki iki adada patlak veren isyan karşısında “özerklik” vaadinde bulundu.
Macron vaatte kalırken, İngiltere Macron’un özerklik sözü verdiği Fransız kolonisi iki adanın hemen güneyinde kendine bağlı olan Barbados adasını özgürleştirdi, bile.

Yani Fransa’dan bir adım öteye gitti.
Üstelik Barbadoslular “özgürleştik” diye seviniyorlar ama Kraliçe Elizabeth’in kendi eliyle teslim ettiği Barbados Devlet Başkanlığına, İngiltere’nin Barbados’taki valisi oturdu. Böyle bir özgürlükten bahsediyoruz, işte.

Ama yine de gol, goldür.
İngiltere ana karadaki komşusu ve rakibi Fransa ile rekabetini, Karayiplerdeki sömürge komşuluğunda da konuşturmuş oldu.
Fransa’dan önce kolonilerine sözde de olsa bağımsızlık verdi.”

FRANSA’NIN NÜFUZU VE GELECEĞİ

Fransa karşıtlığı artarak devam ederken, son olarak Polinezya’daki eylemler, Paris’e karşı hamlelerin Korsika’ya kadar ulaşmasının yolunu açtı. Bu durum Fransa’nın nüfuz alanını olumsuz yönde etkilerken, Dağlı; hem AB hem de Doğu Akdeniz’deki Fransa’nın etki alanının da zor duruma düşeceğini ifade etti.

“İngilizlerin bu adımı Fransa karşıtı devam eden hareketleri daha da tetikleyebilir.
Karayipler’deki ayaklanma, Atlas Okyanusundaki Polinezya’ya da sıçramış durumda.
Dahası bu dalganın Korsika’ya ulaşması da an meselesi.

Afrika’dakileri bir şekilde, şiddet kullanarak bastıran Fransa, bu ayaklanma zinciri Fransa’dan ayrılmaya çok istekli olan Korsika’ya vurduğunda hem AB içerisindeki rolü hem de Doğu Akdeniz’deki iddiaları da düşünülecek olursa, çok daha zor duruma düşebilir.”

 

KAYNAK: HABER7

Kaynak : Haber7