90’ların yıldızı ‘Ah Canım Ahmet’ Şimdi ne yapıyor?

90’larda şarkıcıların isimleri meşhur oldukları şarkıyla anılırdı. Ahmet Akkaya da “Ah Canım Ahmet” olarak hayatımıza 1994 yılında girdi. 90’ların ünlü şarkıcısı, müzikle bağını şöyle anlatıyor:

“5-6 yaşlarımda babamın işlerinin iyi gitmemesiyle büyük bir maddi çöküntü yaşadık. O süreçte benim de vücudumda ağrılarım oldu. Odada perdeleri kapatır, karanlıkta sesler çıkartarak ağrılarımı giderirdim. Kendimi şifalandırırdım. Bunu içgüdüsel yapardım. İşe yarıyordu. Annem bana, dut ve akasya ağacından bir bağlama yaptırdı. Mersin’de bağlama dersleri alıp türküler söylemeye başladım. Ortaokul 1’e giderken de ailemizin Almanya serüveni başladı. Almanya’da piyano öğrendim. İçimden gelen bir şeydi müzik ve şarkı söylemek. Hayalini kurduğum bir Türkçe sözlü müzik vardı. Bu gezegende daha önce yapılmayan bir şeydi. Çok çalıştım. Türkülersonra pop müziğe döndü. İlk albümü hazırlamak için de Almanya’dan İstanbul’a geldim.”

Otobüs durağındaki insanlara sordum

Akkaya’nın albümünü çıkarmasını sağlayan ise Özkan Uğur oluyor:

“Almanya’da ev stüdyomda hayalini kurduğum müzikle ilgili çalışmalar yapıyordum. Kimseyi tanımadan bir gün İstanbul’a geldim. Levent’te otobüs durağında duran insanlara ‘Burada müzik stüdyosu var mı bildiğiniz?’ diye sordum. İçlerinden biri, bir stüdyoyu gösterdi. Meğerse orası Fuat Güner’in. İçeri girince dedim ki ‘İyi müzik dinlemek isteyen var mı aranızda?’ Sağımda solumda MFÖ’nün altın plakları vardı. Onları görünce kendimi güvende hissettim. Fuat Abi, ‘Yarın gel şarkılarını dinleyelim’ dedi. Ben de ertesi gün oradaydım. Fuat Abi’nin ofisinde şarkıları dinlerken Özkan Uğur, ‘Güzel şeyler duyuyorum, ne dinliyorsunuz’ diyerek içeri girdi. Ardından diğer stüdyolarda çalışan Harun Kolçak, Attila Özdemiroğlu, Fahir Atakoğlu, Ali Kocatepe de şarkılarımı dinledi. Özkan, şarkı dinleyenlerin eleştirilerine her seferinde, ‘Bu çocuk olmuş, konu kapanmıştır. Çocuğu bozmayın’ diyerek geri çevirdi. Özkan Uğur’un vizyonunu ve cesaretini kendime yakın buldum. Almanya’ya döndükten bir hafta sonra Özkan, yapım şirketinden albümü yapmak istediğini söyledi. Eylül 94’te ‘Ah Canım Vah Canım’ albümü yayınlandı. Özkan, bugüne kadar hep yanımda oldu.”

“Ah Canım Vah Canım”ın etkisi negatif olmadı

Ahmet, “Ah Canım Vah Canım”nın şarkısının hikayesini şöyle anlatıyor:

“Bu şarkı aslında hayatımın genel yapısını anlatan olumlama kavramını yansıtıyor. Tüm zorluklar ve kötülüklere rağmen pozitif düşüncenin her şeyi değiştirdiğini ve dönüştürdüğünü fark ettim. Hayatımı da böyle yaşayan biriyim. Almanya’da güneşli bir günde evimizin büyük bahçesinde oturuyorduk. Bahçedeki elmalara gözüm ilişti. O elma ve kendimle içsel bir konuşma vardı. Oradan ilham aldım. Hayata iyi bakarsak çok daha güzel ve iyi pozitif değerlere sahip oluruz. İnsanoğlu bu dünyayı çekilmez hale bizzat kendisi getiriyor. İnsan kendini aşağılayarak ve hor görerek yaşıyor.”

Ünlü şarkıcı, “Bu şarkının olumsuz bir yanı olduğunu düşünüyor musunuz? Hayatınız boyunca hep önünüze gelmesi gibi…” sorusuna şu yanıtı veriyor:

“Özkan Uğur bana, başka isim kullanıp kullanmadığımı sormuştu. Ben de ‘Ahmet Kaya var, benim de adım Ahmet Akkaya. Kafalar karışmaz mı?’ demiştim. Sonra sadece Ahmet’i kullandık. Etiket olarak da Ah Canım Ahmet oldum. Negatif bir yanı olduğunu söyleyemem.”

“Neredeyse çoğu klibimi Mete Özgencil
çekti. Özkan Uğur’la yönetmen seçerken
ilk elediğim isim yönetmen Sinan Çetin’di.
Onun çalışmalarını izledim ve tavrının para
odaklı olduğunu düşündüm.”

“Neredeyse çoğu klibimi Mete Özgencil
çekti. Özkan Uğur’la yönetmen seçerken
ilk elediğim isim yönetmen Sinan Çetin’di.
Onun çalışmalarını izledim ve tavrının para
odaklı olduğunu düşündüm.”

Şarkılarımı kıyafetimle de tamamladım

Ahmet Akkaya, o zamanki giyim tarzı için ciddi bir uğraş yaptığını söylüyor:

“Daha önce kurulmamış kelimelerden oluşan, kendi konuştuğum bir dilim ortaya çıkmıştı. Bunun diğer bir uzantısı da giyimdi. 94 yılında Özkan Uğur’la kıyafet konusunu konuştuğumuzda ‘Araştırma yaptım. İstanbul’da Yıldırım Mayruk, Cemil İpekçi var. Ama onların çizgileri beni hiç ifade etmiyor’ dedim. Ben deri kıyafetleri ve aksesuvarları seviyordum. Özkan, Paris’ten gelmiş Nahide Büyükkaymakçı ile tanıştırdı beni. O tüm kıyafetlerimi tasarladı. Beni çok iyi anladı. Bunu da çok iyi lanse etti.”

Şarkıcı, ünlü olduğu zaman etrafında birçok kişinin olduğunu ve bu durumun onu rahatsız ettiğini söylüyor: “Birinci albüm çıktıktan sonra hem ticari hem de manevi anlamda iş patladı. Etrafınızda bir anda tanımadığınız insanlar olmaya başladı. Size bir şeymiş muamelesi yapan… 26 yaşında olduğum için herhalde o dönem hepsini etrafımdan uzaklaştırmıştım. O zaman çok da iyi para kazanıyorduk. Fakat ben en önemli işlere bile bisikletle giderdim limuzin yerine. Bir şey olduktan sonra bir hiç gibi davranmam daha iyiydi. Yanımda kadınlar olmadığı için gazetelerde aseksüel olduğuma dair yazılar yazılıyordu. Tamamen iş odaklıydım çünkü.”

Bedelini ödedim

Ahmet, yoğun geçen 7 yılın ardından Özkan Uğur’un menajerliğini bırakmasıyla bir anda ara vermeye karar verir:

“Tüm işimi Özkan Uğur yönetiyordu. Özkan Uğur, reklam ve televizyon dünyasına odaklanma kararı verdiğinde, her zaman yanımda olduğunu söyleyerek yollarımızı ayırdık. Özkan kadar güvenebileceğim, müziğimi ve kariyerimi teslim edecek bir menajer bulamadım. 2000 ile 2008 arasında bir boşluk oldu. Bu kariyerimde maddi-manevi ciddi bir karardı. Bedelini de ödedim. Bu süreçte Almanya’da yaşadım. 17 Ağustos depreminden sonra vakti kendime ayırdım. Kendimi yeniden buldum. 2008 yılında Okan Bayülgen’in teşvikiyle yeni şarkılarımı paylaşmaya karar verdim.”

Ahmet, bir yıl önce evlendiği eşi Özlem Akkaya ile Kuşadası’nda yaşıyor.

Ahmet, bir yıl önce evlendiği eşi Özlem Akkaya ile Kuşadası’nda yaşıyor.

90’lar konserleri ve yönetmenlik

Ahmet şimdilerde geçen yıl evlendiği eşi Özlem Akkaya ile Kuşadası’nda yaşıyor. Hayatını ise yine müzikle kazanıyor: “Eşim Özlem, ilkokul öğretmeni. Yeni projeler var, ‘Hasret’ şarkıma klip çektim ve yeniden yorumladım. Aranje yaparak para kazanıyorum. Radyo jingle’ı, reklam müziği yapıyorum. Son 5 yıldır, 90’lar konseri veriyorum. 16 yıldır da klip yönetmenliği yapıyorum. Bir taraftan da geçmişte ürettiğim şarkıları dizilere veriyorum. ‘Aşk101’de ‘Ah Canım Vah Canım’ yer aldı. Taylan Kardeşler’in çektiği bir dizide de benim şarkım yer alacak. Edisyon haklarından para geliyor. Üretimlerimi sanatçı arkadaşlarım da seslendiriyor. Ajda Pekkan, ‘Yalnızlık FM’ şarkımı yorumladı.”

 

 

Kaynak : Hürriyet

Yorum yapın